Gebelik yaklaşık 40 haftadan oluşan bir süreçtir. Bu haftalar üç trimester şeklinde gruplandırılmıştır. 1. Trimester denilen ilk üç aylık dönem gebe kalınan zaman ile hamileliğin 12 haftasını kapsamaktadır. Bu dönemde gebe olduğunu öğrenen anne adaylarının vücutlarında değişimler başlarken aynı zamanda bir takım konular üzerinde endişelenmeler de görülebilmektedir. Bu endişelerin en başında anne adayının bebeğini sağlıklı bir şekilde dünyaya getirebilmek için nasıl beslenmesi gerektiği konusu gelmektedir. Ardından bebeklerini sağlıklı bir şekilde kucaklarına alabilmek için ne kadar kilo almaları gerektiği, fazla veya yetersiz kilo alımının bebeklerini nasıl etkileyeceği gibi konular hakkında doğru bilgiye ulaşmak istemektedirler. Bu yazımızda sizler için gebeliğin ilk üç ayını yani 1. Trimester olarak adlandırılan döneminde nasıl beslenilmesi gerektiğini, kaç kilo almanın ideal olabileceğini ve dikkat edilmesi gerekenleri paylaştık.

1 Gebeliğin ilk üç ayındaki değişimler
1.1 Kadın vücudunda oluşabilecek değişimler
1.2 Fetüsün değişimi
1.3 Kaç kilo alınmalıdır?
1.4 Gebeliğin ilk üç ayında ve devamında diyet yapılır mı?
1.5 Gebelikte alınan kilolar vücutta nasıl dağılmaktadır?
2. Gebeliğin ilk üç ayında nasıl beslenilmelidir?
3. Gebeliğin ilk üç ayında genel beslenme önerileri
3.1 Gebeliğin ilk üç ayında tüketimine dikkat edilmesi gereken besinler
3.2 Gebeliğin ilk üç ayında uzak durulması gereken besinler
3.4 Gebeliğin ilk üç ayında bulantı ve kusma
3.5 Gebeliğin ilk üç ayında bitki çayı tüketimi

Gebeliğin ilk üç ayındaki değişimler

Kadın vücudunda oluşabilecek değişimler

İlk üç aylık dönemde vücut hemen hemen her organı etkileyebilecek olan hormonları serbest bırakmaktadır. İlk birkaç hafta geçtikten sonra hamilelik belirtilerinden de sayılan; yorgunluk, mide bulantısı, halsizlik, kusma, ruh hali değişiklikleri, göğüslerde hassaslaşma, mide ekşimesi, baş ağrısı, kilo alımı, belirli yiyeceklere karşı istek artışı, kabızlık, artan idrara çıkma gibi durumlar gözlenebilmektedir. Bu belirtiler bazı kadınlarda daha yoğun bir şekilde ortaya çıkarken bazı kadınlarda ise hiç gözlemlenmeyebilmektedir. Gebelik ilerledikçe bu rahatsızlıkların büyük bir kısmı da ortadan kalkabilmektedir. [1]

Fetüsün değişimi

En son regl olduğunuz ilk gün gebeliğinizin de ilk günüdür. İlk üç aylık dönemde fetüs hızla gelişmeye başlar. Bu dönemde bebeğiniz beyin ve omurilik geliştirmeye başlarken kalbi de ilk üç aylık dönemde atmaya başlamaktadır. Hamileliğin erken haftalarından olan dördüncü haftada embriyo yani bebeğiniz beslenmesini sağlayan küçük bir keseye bağlanır. Bu keseye yolk sac ( gebelik kesesi) denmektedir. Birkaç hafta sonra plasenta tamamen oluşacak ve besinlerin bebeğinize transferini devralacaktır. Bebeğiniz bu beslenme geçişini sağlayana kadar anne adayı tarafından değil kendi kesesi tarafından beslenmektedir.

Sekizinci haftanın sonunda parmaklar ve ayak parmakları oluşmaya başlarken, ilk üç aylık dönemin sonunda bebeğin cinsiyet organları da oluşmaktadır. Mayo Clinic verilerine göre 12. haftanın sonunda bebeğin uzunluğu yaklaşık 6.1 cm ve yaklaşık 14 gr ağırlığında olabilmektedir. [2],[3]

Kaç kilo alınmalıdır?

Dünya Sağlık Örgütü ( WHO ) Vücut Kitle İndeksi ( BMI) ‘ni baz alarak anne adaylarının hamilelikleri süresince alabileceği ideal kilo aralığını belirten kılavuz yayınlamıştır. BMI değeri hesaplanırken anne adayı kilosuna boyunun karesini bölmelidir. Amerikan Hamilelik Birliğinin raporuna göre;

  • Gebelik öncesi BMI değeri: 18,5 ve altı olan zayıf kadınların hamilelikleri boyunca 12-18 kg 
  • Gebelik öncesi BMI değeri: 18,5-24,9 olan normal kilolu kadınların hamilelikleri boyunca 12-15 kg
  • Gebelik öncesi BMI değeri: 25-29 olan kilolu kadınların hamilelikleri boyunca 6-12 kg
  • Gebelik öncesi BMI değeri: 30 ve üzeri olan aşırı kilolu kadınların  hamilelikleri boyunca 4-9 kg

alabileceği belirtilmektedir.[4]

Gebeliğin ilk üç ayında kişisel durumlar da göz önüne alınarak 0-3 kg arasında kilo alımı normal kabul edilmektedir. Aşırı kilolu hamile kalan kadınlar gebeliğin ilk üç ayında Doktor onayı ile mutlaka bir Beslenme Uzmanı eşliğinde kilo kaybedebilirler veya hiç kilo almadan da bu dönemi tamamlayabilirler. Gebelikte alınan fazla kilolar gebelik diyabeti, preeklampsi, sezeryan doğum gibi bir çok duruma neden olabilmektedir.

Sağlık notu:

Preeklampsi, yüksek tansiyon ile böbrek ve karaciğer başta olmak üzere bazı organlara hasar belirtileri ile karakterize olan bir gebelik komplikasyonudur. Genellikle kan basıncı normal olan kadınlarda gebeliğin 20. haftasından sonra başlamaktadır. Preeklampsi tedavi edilmez ise hem bebek hem de anne için ciddi ve hatta ölümcül komplikasyonlara sebep olabilmektedir. Preeklampsi durumunda en etkili tedavi gebeliğin sonlandırılması yani doğumdur. Preeklampsinin ilk belirtisi genellikle yüksek kan basıncı, yüksek tansiyondur. Şiddetli baş ağrısı, proteinüri dediğimiz idrarda protein görülmesi, geçici görme kaybı, bozulmuş karaciğer fonksiyonları gibi belirtileri bulunmaktadır. Preeklampsi için risk faktörlerinden biri kilolu gebelik durumudur. [5]

Gebeliğin ilk üç ayında ve devamında diyet yapılır mı?

Diyet, kişinin günlük beslenmesine verilen bir isimdir. Toplumumuzda genellikle diyet denildiğinde akla ilk gelen zayıflama programları olmaktadır. Ancak uzman kontrolünde birçok özel durumunuza uygun yapabileceğiniz diyetler bulunmaktadır. Gebelik düşünceniz oluştuğu andan itibaren bir Diyetisyenden nasıl beslenmeniz gerektiğine dair bilgi almanız oldukça önemlidir. Diyetisyeninizin size özel oluşturacağı program hem gebe kalmanızı kolaylaştırabilecek hem de daha rahat ve verimli bir gebelik geçirmenizi sağlayabilecektir. Gebelik düşünceniz var ise ve fazla kiloluysanız, gebelik öncesinde fazla kilolarınızdan kurtulmanız gebe kalma sürecinize de destek olabilmektedir.

Normal kiloda kalınan gebeliklerde ise günlük almanız gereken enerji, besin ögeleri ve vitamin mineral miktarlarını öğrenerek daha sağlıklı bir gebelik geçirmeniz mümkün olabilmektedir. Hamilelik dönemi boyunca alınan gereksiz kilolar hem bebeğiniz hem de sizin sağlığınız için tehlikeli olabilmektedir. Bu nedenle yetersiz beslenmekten kaçınmak ve aşırı kilo alımının önüne geçebilmek için uzman kontrolünde diyet uygulayabilirsiniz.

Gebelikte alınan kilolar vücutta nasıl dağılmaktadır?

Gebelikte alınan kilo miktarına göre değişiklik gösterebilse de ortalama olarak
toplamda 12,5 kg’ye ulaşabilmektedir.

Bebek3,5-4 kg
Plasenta0,5-1 kg
Amniotik sıvı1 kg
Göğüsler0,5 kg
Uterus1 kg
Anne kan hacmi1,5 kg
Artan hücre içi sıvı2-3,5 kg
Yağ deposu2,5 kg

Gebeliğin ilk üç ayında nasıl beslenilmelidir?

Gebeliğin ilk üç ayında anne adayının enerji ihtiyacında çok büyük farklılıklar görülmemektedir. Bu dönemde annenin normal beslenmesine ek olarak 0-150 kkal eklenmesi yeterlidir. Gebeliğin bütün dönemlerinde olacağı gibi gebeliğin ilk üç ayında protein alımının yeterli olması oldukça önemlidir. Amerikan Hamilelik Derneği (APA) verilerine göre günde ortalama 75-100 gr protein alımı hamilelik döneminde önerilmektedir. Ancak bu miktarların kişiden kişiye değişiklik gösterebileceği unutulmamalıdır.

Sağlık notu: 1 su bardağı süt ortalama 114 kkal, 1 köfte kadar ( 30 gr ) et ortalama 70 kkal enerji vermektedir. Normal beslenmenize ek olarak ekleyeceğiniz bu iki besin dahi gebeliğin ilk üç ayında beslenme ihtiyacınızı karşılamaya yeterli olabilmektedir. Bu dönemde kaliteli protein kaynağı olan besinleri porsiyonlarına dikkat ederek günlük beslenmenizde bulundurmanız önemlidir.

1. Gebeliğin ilk üç ayında protein alımı

Protein bebeğinizin gebelik süreci boyunca gelişimi üzerinde önemli rol oynamaktadır. Mayo Clinic verilerine göre günde en az 70 gr protein alımı sağlanmalıdır. Yağsız et, tavuk ve balık, yumurta, süt ve süt ürünleri önemli protein kaynaklarındandır. Bu protein kaynaklarına yardımcı olacak protein içeriği zengin besinler ise kurubaklagiller, yağlı tohumlular gibi besinlerdir. Ortalama İhtiyacınız: Günde 70-100 gr protein olarak belirlenmiştir. [3]

Proteinin en iyi bazı besin kaynakları:

1 adet yumurta ( 50 gr) (Ort.) 71,5 kkal 6,3 gr protein içermektedir.
1 porsiyon ( 85 gr) kırmızı et (Ort.)182 kkal 22,6 gr protein içermektedir.
100 gr tavuk göğsü (Ort.)165 kkal 31,0 gr protein içermektedir.
50 gr beyaz peynir (Ort.)132 kkal 7,1 gr protein içermektedir.
1 su bardağı tam yağlı süt (Ort.)120 kkal 6,4 gr protein içermektedir.
100 gr yeşil mercimek (Ort.)116 kkal 9 gr protein içermektedir.
100 gr somon balığı (Ort.)206 kkal 22,1 gr protein içermektedir.

Veriler SELF Nutrisyon Data üzerinden alınmıştır. [3]

2. Gebeliğin ilk üç ayında folik asit alımı

Folik asit ( folat) , nöral tüp defekti, beyin ve omurilik anormalliğini önlemeye yardımcı olan önemli bir B grubu vitaminidir. Folik asit takviyesi kullanımının erken doğum riskini azaltabileceği düşünülmektedir. Ortalama ihtiyacınız: Gebelik öncesi ve gebelik süresince günde 400-800 mcg olarak belirtilmiştir. [3]

Folik Asidin en iyi bazı besin kaynakları:

1 dilim tam tahıllı ekmek (28 gr) (Ort.)69,2 kkal 14,0 mcg folat içermektedir.
1/2 bardak pişmiş ıspanak (Ort.)72 kkal 131 mcg folat içermektedir.
1 adet yumurta ( 50 gr) (Ort.)71,5 kkal 23,5 mcg folat içermektedir.
1 küçük portakal (Ort.)45 kkal 28,8 mcg folat içermektedir.

Veriler SELF Nutrisyon Data üzerinden alınmıştır.

3. Gebeliğin ilk üç ayında kalsiyum alımı

Anne ve bebeğin güçlü kemikler, güçlü dişler, normal bir dolaşım sistemi ile normal bir kas ve sinir sistemi için kalsiyuma ihtiyacı vardır. Ortalama ihtiyacınız: Günde en az 1000 mg olarak belirtilmektedir. Eğer anne 18 yaşın altında ise ortalama günlük 1300 mg kalsiyum ihtiyacı bulunmaktadır. [3],[6]

Kalsiyumun en iyi bazı besin kaynakları:

1 su bardağı tam yağlı süt (200 ml) (Ort.)120 kkal 226 mg kalsiyum içermektedir
1 su bardağı tam yağlı yoğurt (200 ml) (Ort.)122 kkal 242 mg kalsiyum içermektedir.
100 gr beyaz peynir (Ort.)264 kkal 493 mg kalsiyum içermektedir.
1 dilim tam tahıllı ekmek (28 gr) (Ort.)69,2 kkal 30,0 mg kalsiyum içermektedir.
Yarım su bardağı pişmiş ıspanak (Ort.)72 kkal 123 mg kalsiyum içermektedir.
1 küçük portakal (Ort.)45 kkal 38,4 mg kalsiyum içermektedir.
100 gr somon balığı (Ort.)206 kkal 15,0 mg kalsiyum içermektedir.

Veriler SELF Nutrisyon Data üzerinden alınmıştır.

4. Gebeliğin ilk üç ayında D vitamini alımı

D vitamini bebeğin kemik ve diş oluşumu için önemli bir vitamindir. D vitamini oldukça az gıdada bulunmaktadır ve sadece diyet yolu ile alınması zordur. Güneş en iyi D vitamini kaynağıdır. Güneş ışığı sayesinde cildiniz D vitamini sentezi yapabilmektedir. Bu nedenle güneş ışığının çok yoğun ve rahatsız edici olmadığı saatlerde yapılan yürüyüşler ve güneşlenme D vitamini düzeyinizi arttırmaya destek olabilmektedir. Eğer D vitamini konusunda takviyeye ihtiyacınız olduğunu düşünürseniz hamilelik döneminde Doktorunuza danışmadan herhangi bir takviye kullanmayınız. Ortalama ihtiyacınız: Günde 600 IU kadardır. [7],[8]

D vitamininin en iyi besin kaynakları:

1 su bardağı tam yağlı süt (200 ml) (Ort.)120 kkal 80 IU D vitamini içermektedir.
1 adet yumurta ( 50 gr) (Ort.)71,5 kkal 44 IU D vitamini içermektedir.
100 gr somon balığı (Ort.)206 kkal 570 IU D vitamini içerebilmektedir.

Veriler SELF Nutrisyon Data üzerinden alınmıştır.

5. Gebeliğin ilk üç ayında Demir alımı

Vücudunuz kırmızı kan hücrelerinde bulunan ve oksijen taşıyan hemoglobini yapabilmek için demir mineralini kullanmaktadır. Gebelik döneminde, gebe olmayan kadınların ihtiyaç duyduklarını demirin iki katı kadarına ihtiyaç duyulabilmektedir. Gebelik sırasında yeterli demir deponuz yoksa veya yeterince demir alamazsanız demir eksikliği anemisi gelişebilmektedir. Demir eksikliği anemisi; kanda yeterli ve sağlıklı kırmızı kan hücrelerinin bulunmadığı yaygın bir demir eksikliği türüdür. Yetersiz demir alımından kaynaklanmaktadır. Bu durumda anne çabuk yorulabilir, erken doğum ve düşük doğum ağırlıklı bebek riskinde artışa sebep olabilir. Orlama ihtiyacınız: Günde 27 mg kadardır. [9],[10]

Demirin en iyi bazı besin kaynakları:

Kırmızı et ( yağsız dana bonfile) (85 gr)164 kkal 3 mg demir içermektedir.
100 gr pişmiş yeşil mercimek116 kkal 3,3 mg demir içermektedir.
1 adet yumurta ( 50 gr)71,5 kkal 0.9 mg demir içermektedir.
Yarım su bardağı pişmiş ıspanak72 kkal 3 mg demir içermektedir.

Veriler SELF Nutrisyon Data üzerinden alınmıştır.

Sağlık notu:

Kırmızı et gibi hayvansal kaynaklardan elde edilen demirin vücutta biyoyararlılığı( emilim oranı) yüksektir. Demirin bitkisel kaynaklardan ve demir takviyelerinden alımı durumunda emilimini arttırabilmek için C vitamini içeren besinler veya hayvansal demir kaynakları ile karıştırılarak tüketilmesi önerilmektedir. Örneğin; nohut bitkisel bir demir kaynağıdır. Nohut yapılırken etli nohut tercih edilmesi demirin emilimini arttırmaya destek olabilmektedir. Demir takviyeleri alınırken genellikle C vitamini içeriği yüksek meyveler, portakal suyu gibi besinlerle alınması önerilmektedir. Bu şekilde tüketim de aynı şekilde emilimini arttırmaya yardımcı olabilmektedir. Kalsiyum ise demir ile zıt bir ilişkiye sahiptir. Demir takviyeleri alınırken kalsiyum içeriği yüksek süt ve süt ürünleri gibi besinlerle birlikte alınması demir emilimini azaltabileceğinden önerilmemektedir. [3]

Gebeliğin ilk üç ayında genel beslenme önerileri

Gebeliğin ilk üç ayında tüketimine dikkat edilmesi gereken besinler

Gebeliğin ilk üç ayı annenin enerji ihtiyacında genellikle bir artış görülmediği dönemdir. Bu nedenle normal beslenme düzenine devam edilebilmektedir. Ancak sağlıklı ve dengeli beslenmeye çalışmak oldukça önemlidir.

1. Kalsiyum içerikli besinlerin tüketilmesi

Kalsiyum ihtiyacınızı giderebilmek için süt ve süt ürünleri tüketimi önemlidir. Gebelik döneminde kişiden kişiye değişiklik gösterebilse de 3 porsiyon süt ve süt grubu besin tüketilmesi önerilmektedir. 2 kase yoğurt ile 1 su bardağı süt destekleyici olabilmektedir. Süt ürünleri grubundan olan peynir ise fazla tuz içermemesine ve pastörize olmasına dikkat edilerek 1-2 dilim kadar tüketilmelidir.

2. Protein içerikli besinlerin tüketilmesi

Protein ihtiyacı gebelik döneminde en önemli dikkat edilmesi gereken noktalardan biridir. Gebelik öncesi döneme göre kadınların hamilelik döneminde protein ihtiyacı artmaktadır. Bu dönemde ortalama 75-100 gr protein alınması önerilmektedir. Günlük beslenmenizde et, tavuk, balık gibi kaliteli protein kaynaklarını bulundurmaya çalışmanız önemlidir. Balık tüketimi omega-3 yağ asitlerinin alımı açısından oldukça önemlidir. Ancak balık tüketilirken civa içeriği düşük balıklar tercih edilmelidir. Süt ve süt ürünlerinden alacağınız proteinlere ek olarak kurubaklagil tüketimine de özen göstermeniz protein ihtiyacını karşılama konusunda destek olacaktır.

Artan protein ihtiyacı ve artan folat ihtiyacına destek olabilmek için annelerin hergün 1 adet yumurta tüketmesi önerilmektedir.

3. Lif içerikli besinlerin tüketilmesi

Lif alımına katkıda bulunmak, gebelikte görülebilecek kabızlık probleminin önüne geçebilmek için hergün mutlaka zeytinyağlı sebze yemekleri veya iyi yıkandığından emin olduğunuz salata tüketimi önerilmektedir. Ayrıca koyu yeşil yapraklı sebzelerin iyi bir folat kaynağı olduğu unutulmamalıdır.

4. Vitamin içerikli besinlerin tüketilmesi

Vitamin ihtiyacınızı giderebilmek ve gereksiz atıştırmaları önlemek amacıyla günde 2-3 porsiyon kadar taze veya kuru meyve tüketilmesi uygun olmaktadır. Meyvelerin suyunu tüketmek gereğinden fazla kalori almanıza neden olabilir. Bu nedenle taze olarak ara öğünlerine eklemek daha uygun bir seçenektir.

5. Sağlıklı yağ grubu içerikli besinlerin tüketilmesi

Sağlıklı yağ gurubu alımı kabızlık problemini önleyebilmek ve kaliteli bir ağırlık kazanımı sağlayabilmek için önemlidir. Ara öğünlerinize kavrulmamış kuruyemişler ( ceviz, badem, fındık vb ) ekleyebilir, avokado gibi folat içeren kaliteli yağ kaynaklarını tüketebilirsiniz. Zeytinyağı ve porsiyon kontrolü ile tereyağı tüketimi de hamilelik döneminde önerilmektedir.

6. Karbonhidrat içerikli besinlerin tüketilmesi

Karbonhidratlar vücudun enerji kaynağı olan besinlerdendir. Fazla tüketilmesi kadar yetersiz tüketilmesi de riskli durumlara sebebiyet verebilmektedir. Annenin günlük karbonhidrat alımı kişisel özelliklerine göre değişiklik göstermektedir. İlk üç aylık süreçte ortalama olarak en az 4-6 porsiyon arasında karbonhidrat içeren besinlerin tüketilmesi önerilmektedir. Tam tahıllı çavdarlı ekmekler, yulaf, çorba, patates, makarna, bulgur , esmer pirinç gibi besinler karbonhidrat içeren besinler arasındadır. Karbonhidrat ihtiyacınızı kaliteli karbonhidrat kaynaklarından sağlamanız oldukça önemlidir. Şeker ve şekerli yiyecekler, abur cuburlar, fast-food tarzı besinler yoğun karbonhidrat içeren boş enerji kaynağı besinlerdir. Gereğinden fazla kilo almanıza neden olabilmektedir.

7. Su tüketimi

Gebelik boyunca su tüketimi oldukça önemlidir. Günde en az 2-2,5 lt su tüketimine özen gösterilmelidir.

Gebeliğin ilk üç ayında uzak durulması gereken besinler

Bu grupta yer alan besinler aslında hamileliğiniz boyunca dikkat etmeniz ve uzak durmanız gereken besinlerdir.

1. Çiğ balık ve kabuklu deniz ürünleri:

İstiridye, midye gibi kabuklular ve suşi, çiğ et gibi besinlerden uzak durulmalıdır. Çiğ balıklar ve kabukluı deniz ürünleri çeşitli enfeksiyonlara neden olabilmektedir. Bu enfeksiyonların bazıları sadece anneyi susuz ve zayıf bırakarak etkilese de bazıları doğmamış bebeğe ciddi ve hatta ölümcül zararlar verebilmektedir.

2. Yüksek civa içeren balıklar:

Civa oldukça toksik bir elementtir. Köpek Balığı, Kılıç Balığı, Kral Uskumru gibi balıklarda yüksek civa bulunabilmektedir. Balık tüketirken civa içeriği düşük balıklar tercih edilmelidir.

3. Az pişmiş, çiğ ve işlenmiş et:

Az pişmiş ve çiğ etler Toxoplasma, E.Coli, Listeria, Salmonella gibi birçok bakteri veya parazit içerebilmektedir. Bu besinleri tüketmek enfeksiyon riskini arttırmaktadır. Sosis, sucuk,salam gibi şarküteri ürünleri işleme ve depolama sırasında çeşitli bakterilerle enfekte olabilmektedir. Bu nedenle tüketilmemesi gerekir. Bakteriler doğmamış bebeğinizin sağlığını tehdit edebilmektedir. Zihinsel sakatlık, körlük, epilepsi dahil olamak üzere ölü doğumlara veya ciddi nörolojik hastalıklara sebep olabilmektedir.

4. Çiğ yumurta:

Çiğ yumurta Salmonella ile kirlenebilmektedir.

5. Organ etleri:

Karaciğer, dil, böbrek gibi sakatatlardır. Organ etleri demir, B12, A vitamini, bakır gibi birçok vitamin ve mineral için harika bir kaynaktır. Yüksek oranda kolesterol içermektedir. Organ etlerini hamilelik sırasında riskli yapan durum içeriğindeki A vitaminidir. Yoğun miktarda hayvansal kaynaklı A vitamini alımı hamilelik sırasında önerilmemektedir. Çünkü gereğinden fazla A vitamini alımı doğum kusurlarına ve karaciğer toksisitesine neden olabilmektedir.

6. Kafein:

Kafein dünyada en yaygın kullanılan psikoaktif bir maddedir. Çoğunlukla kahve, çay, kakao, alkolsüz içecekler gibi besinlerde bulunur. Kafein çok hızlı bir şekilde emilir. Bu nedenle plasenta ve fetüse kolayca geçebilmektedir. Doğmamış bebeklerde ve plasentada kafein metabolizesi için gerekli olan enzim bulunmamaktadır. Bu sebeple kafein yüksek düzeyde birikebilir. Gebelik boyunca yüksek kafein alımının fetal büyümeyi sınırlandırabildiği ve düşük doğum ağırlığına neden olabildiği belirtilmektedir. Düşük doğum ağırlıklı bebeklerin diyabet riski artabilmekte, kalp hastalığı riski ve bebek ölümü riskinde de artış görülebilmektedir. Hamile kadınların kafein alımı günde 200 mg ile sınırlandırılmalıdır. Örneğin; 1 fincan Türk kahvesi ortalama 65 mg kafein içermektedir. 30 gr çikolata ise 10-25 mg kadar kafein içerebilmektedir.

7. İyi yıkanmamış sebze ve meyveler:

Gebelik döneminde sebze ve meyvelerin iyi yıkandığından emin olunmalıdır. Çünkü iyi yıkanmamış besinler bakteri ve parazitlerle kirlenmiş olabilir. Meyve ve sebzelerde kalabilecek olan parazitlerden biri Toxoplasma’dır. Toksoplasmosis hastalarının çoğunda bir belirti görülmeyebilir. Anne karnında Tocoplasma ile enfekte olan bebeklerin çoğunun da doğumda hiçbir semptomu yoktur. Ancak sonraki yaşamda körlük, zihinsel engellilik gibi durumlar görülebilir.

8. Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri:

Çiğ süt ve pastörize edilmemiş peynir; Listeria, E. Coli gibi bir dizi zararlı bakteri içerebilmektedir. Bu tür besinlerin neden olacağı enfeksiyonlar bebeğin tüm yaşamını tehdit edebilmektedir. Pastörizasyon yöntemi ürünlerin besin değerini etkilemeden zararlı bakterileri öldürmenin en etkili yoludur. Enfeksiyon riskini en aza indirmek için hamile kadınlara pastörize süt ve süt ürünleri tavsiye edilmektedir.

9. Alkol:

Alkol: Hamile kadınların ölü doğum riskini arttırabilmesinden dolayı alkol almaktan tamamen kaçınmaları önerilmektedir. Alkol, yüz deformiteleri-kalp defektleri-zihinsel engelliliği içeren fetal alkol sendromuna neden olabilmektedir. Alkol alımı konusunda güvenilir bir doz bulunmamaktadır.

10. Abur-cubur tüketimi:

Hamilelik hızlı büyüme zamanıdır. Bu dönemde hamileliğin en başından en sonuna kalori ihtiyacınızda 450 kkal’den fazla açık oluşmamaktadır. ( Çoklu gebelik durumları hariç) Bu oluşan ortalama 450 kkal lik açığı temel ve faydalı besin ögeleri ile kapatmak bebeğin sağlıklı gelişimi için oldukça önemlidir. Olması gereken bir hamile diyeti anne ve büyümekte olan bebeğin besin ihtiyaçlarını en verimli şekilde karşılayabilecek besleyici gıdalardan oluşmalıdır. Abur-cuburlar, paketli ürünler boş enerji kaynaklarıdır. Bebek açısından hiçbir besleyici değeri bulunmadığı gibi katkı maddeleri, yoğun miktarda tuz ve şeker içermektedir. Gebelik döneminde aşırı kilo alımı bebeğinizin diyabet, kalp ve damar hastalıkları dahil birçok hastalığa yakalanma riskini arttırabilmektedir. Ayrıca yüksek doğum ağırlıklı kilolu bir bebek dünyaya getirme riskiniz de artmaktadır. Kilolu bir bebek yetişkinlik döneminde sağlık sorunları görülebilen daha kilolu bireylere sebep olabilmektedir. [11],[12]

Gebeliğin ilk üç ayında bulantı ve kusma

Gebelikte mide bulantısı en sık görülen semptomlardan biridir. Hamile kadınların %70 kadarında gebeliklerinde bulantı görülebilmektedir. Sağlıklı bir gebeliğin göstergesi olarak düşünülmektedir. Gebelik sırasında oluşan bu mide bulantılarının nedeni henüz kesin olarak bilenememektedir. Bununla birlikte İnsan Koryenik Gonadotropin (HCG) hormonunun üretimi ile bağlantılı olabileceği belirtilmektedir. Halk arasında HCG hamilelik hormonu olarak adlandırılmaktadır. Bu hormon dışında östrojen hormonu, stres ve yorgunluğunda bulantıya sebep olabileceği düşünülmektedir. Gebelik bulantısı genellikle hamileliğin 13-14. haftalarında azalmaktadır.

Gebeliğin ilk üç ayında bulantı ve kusma için yapılabilecekler

  • Mide bulantınızı tetikleyen koku ve yiyeceklerden uzak durmak
  • Sabah bulantıları yaşayan anneler için yatağın yanında tuzlu kraker, galeta, etimek, leblebi gibi besinleri bulundurmak ve yataktan kalkmadan atıştırmak
  • Büyük öğünler yerine az az ve sık sık atıştırmalar yapmak
  • Sıvıları yemeklerle birlikte değil, yemek aralarında tüketmek
  • Yağlı ve kremalı besinlerden uzak durmak
  • Yağsız pirinç lapası, yağsız makarna, yoğurt, fırında patates, kızarmış ekmek gibi yiyeceklere yönelmek
  • Zencefil-limon koklamak veya Doktor onayı ile zencefilli limonata gibi bulantı önleyici içecekler tüketmek
  • Bolca dinlenmek ve temiz hava almak

Sağlık notu: B6 vitamini takviyesi bulantı önleme konusunda ön plana çıkan vitaminlerdendir. Doktorunuza danışarak B6 vitamini takviyesi kullanabilirsiniz. Günde 2 den fazla kusma durumu yaşarsanız mutlaka Doktorunuza başvurunuz. [13]

Gebeliğin ilk üç ayında bitki çayı tüketimi

Bitki çaylarının bir kısmı gebelik sürecinde güvenli kabul edilirken Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) bitkiler ve hamileler üzerinde yapılan araştırmaların henüz yeterli olmamasından dolayı bu tür çayların tüketimine mutlaka dikkat edilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bazı bitkiler anne ve bebek üzerinde olumsuz etkilere sebep olabilmektedir. Hatta bazı bitki çaylarının fazla miktarda tüketilmesinin uterusu ( rahim) uyararak düşüğe sebep olabileceği düşünülmektedir. Gebelik döneminde özellikle içeriğini bilmediğiniz ve içeriğinden emin olmadığınız bitki çaylarından uzak durmanız önerilmektedir. Bir besinin doğal olması her zaman sizin için güvenli olacağı anlamına gelmeyebilir.

Gebeliğin ilk üç ayında kafein içeriğinden dolayı siyah çay dahi dikkatli tüketilmelidir. Kırmızı ahududu yaprağı, nane yaprağı ve limon balsamı Amerikan Gebelik Derneği tarafından büyük olasılıkla güvenli çaylar listesinde belirtilmektedir. Kuşburnu, papatya çayı gibi çayların gebeliğin erken döneminde tüketimleri konusunda ise yeterli bilgi bulunmamaktadır. Yeşil çay kafein içeriğinden ve vücuttan sıvı atma özelliğinden dolayı yine hamilelik döneminde önerilmeyen çaylar arasında bulunmaktadır. Ancak zararlı olduğuna dair kesin bir kanıt belirtilmemiştir. Gebelik döneminde bitki çayı tüketmek isteyen anneler mutlaka Doktorlarına danışarak tüketmelidir.[14],[15],[16]

Referanslar

1. Healthline, The First Trimester of Pregnancy [ Git ]
2. MayoClinic, Fetal development: The 1st trimester [ Git ]
3. MayoClinic, Pregnancy diet: Focus on these essential nutrients [ Git ]
4. AmericanPregnancy, Pregnancy Weight Gain [ Git ]
5. MayoClinic, Preeclampsia [ Git ]
6. WebMd, Get the Calcium You Need During Pregnancy [ Git ]
7. Healthline, When Is the Best Time to Take Vitamin D? Morning or Night? [Git ]
8. Healthline, How to Safely Get Vitamin D From Sunlight [ Git ]
9. MayoClinic, Iron deficiency anemia [ Git ]
10. WebMd, Are You Getting Enough Iron? [ Git ]

11. Healthline, 11 Foods and Beverages to Avoid During Pregnancy [ Git ]
12. Healthline, 11 Things Not to Do While Pregnant [ Git ]
13. AmericanPregnancy, Nausea During Pregnancy [ Git ]
14. WebMd, Can you drink herbal tea while pregnant? [ Git ]
15. Healthline, Red Raspberry Leaf Tea: Pregnancy, Benefits and Side Effects [ Git ]
16. Healthline, Can I Drink Green Tea While Pregnant? [ Git ]