Bağışıklık sisteminiz kışa hazır mı?

Kış mevsiminde kapalı alanlarda geçirilen sürenin uzamasına bağlı olarak hastalıklarda da artış gözlenmektedir. Bu dönemde yorgunluk, halsizlik, soğuk algınlığı gibi durumlarla baş edebilmek için bağışıklık sisteminizin her zamankinden daha güçlü olmasına ihtiyaç duyarız. Yapılan araştırmalar sağlıklı beslenmenin bağışıklık sistemimizin güçlü kalmasın da önemli bir etken olduğunu göstermektedir.

Bağışıklık sistemi nedir?

Bağışıklık Sitemini kısaca vücudumuzun hastalıklara karşı yapmış olduğu savunma mekanizması olarak tanımlayabiliriz.

Yanlış yapılan beslenme bağışıklık sisteminizi zayıflatıyor!

Düzensiz ve sağlıksız yapılan beslenmeye beraber hazır gıdaların, şekerli yiyeceklerin ve işlenmiş besinlerin tüketilme miktarında da artış gözlenmektedir. Bu artışa bağlı olarak da bağışıklık sistemimizin zayıflatmasına sebebiyet verebilmektedir.

Bağışıklık sistemimiz nasıl etkileniyor?

Vücuda alınan besinler oksijen ile yanarak ortaya son ürün olan serbest radikalleri çıkarırlar. Hücre ve dokularda çoğalan serbest radikaller DNA yapısında hasara ve bağışıklık sisteminizin düşmesine sebep olabilirler. Bağışıklık sisteminin düşmesi ise hastalıklara yakalanma riskinizi arttırmaktadır.

Peki bağışıklık sistemimiz nasıl güçlenecek?

Bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için “ Antioksidan Besinler “ oldukça önemlidir. Besinlerle birlikte aldığımız antioksidanlar ise serbest radikallere karşı savaşarak bunların vücudumuzda sebep olduğu olumsuz etkilerini azaltır ve önlerler.

Antioksidan içerikli bir beslenme programı bağışıklık sisteminizi güçlendirerek, hastalıklara karşı korunmanızı sağlar.

Bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için nelere dikkat etmeliyiz ?

Sebze ve meyve tüketiminizi artırın

Her besini mevsiminde tüketmeye çalışmanız önemlidir. Doğada bulunan kış meyvelerine ve sebzelerine baktığınız zaman C vitamini içeriği yüksek besinler olduklarını görmekteyiz. Mevsimine göre mandalina, portakal, greyfurt, kivi, nar gibi C vitamininden zengin meyveleri tüketmeye özen göstermelisiniz. Günde 2-3 porsiyon meyve tüketmek hem bağışıklık sisteminizi destekler hem de tatlı isteğinizin azalmasına yardımcı olur.

En az bir ana öğününüzde sebze yemekleri veya mevsim yeşillikleri ile yapılmış salata tüketmeye çalışın. Brüksel lahanası, ıspanak, brokoli, pırasa, pancar, pazı, karnabahar, kereviz gibi sebzelere sofranızda yer verin. Minik bir ipucu ne kadar renkli beslenirseniz o kadar antioksidan alımınız da artmış olur!

Haftada en ez 1 kez balık tüketmeye çalışın

Balık, Omega-3 içeriği sayesinde kalp ve damar sağlığınızı korur. Depresyon riskini azaltır. Karın bölgesindeki yağlanmayı engelleyerek kilo kontrolüne yardımcı olur.

Balığın besin değerini ve koruyuculuğunu kaybetmemesi için ızgara, fırın veya buğulama yöntemi kullanarak pişirmeye özen göstermeliyiz.

Yağlı tohumları ve sağlıklı yağ içeren besinleri tüketin

Ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumlar E vitamini içerir. Kavrulmamış (çiğ) olarak 1 avucunuzu geçmeyecek şekilde günlük beslenmenize ekleyin. Avokado, zeytinyağı, zeytin, çörekotu, keten tohumu da E vitamini içeriği yüksek sağlıklı yağ alternatifleridir.

Çinko içerikli besinleri tüketmeyi ihmal etmeyin

Pek çok bağışıklık sistemi reaksiyonunda çinkonun önemli bir rolü vardır. Kırmızı et, hindi eti, tavuk, peynir, süt, yoğurt, yağlı tohumlar, kabak çekirdeği çinko içeriği yüksek başlıca besinlerdendir. Bu besinleri yeterince tüketmiyorsanız ve bağışıklık sisteminizin düşük olduğunu düşünüyorsanız doktorunuza/diyetisyeninize danışarak çinko takviyesi alabilirsiniz.

Probiyotik besinler ile tanışın

Probiyotikler, bağırsaklarımızda yaşayan yararlı bakterilerdir. Bağırsaklarınızın düzenli çalışması yararlı ve zararlı bakterilerin dengede olması ile mümkündür.

Yoğurt ve kefir probiyotik içeriği yüksek besinlerdir. Bağırsaklarınız düzenli çalışmıyorsa beslenmenizde bu besinlere daha fazla yer verebilir ya da probiyotik desteği kullanabilirsiniz.

Sıcak içecek olarak bitki çayı için

Yeşil çay, beyaz çay, kuşburnu, ekinezya antioksidan içeriği yüksek bitki çaylarıdır. Bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye yardımcıdır. Ayrıca zencefil ve zerdeçal çayları da tüketebilirsiniz.

Şekerli hazır içecekler kan şekerinizi hızlı yükselterek hızlı düşürür ve içtikten bir süre sonra daha halsiz ve yorgun hissetmenize neden olabilir. Bu nedenle Şekerli ve boş kalori içeren içeceklerden uzak durmaya çalışın.

Kötü beslenme alışkanlıklarınızı terk etmeye çalışın

Paketlenmiş ve işlenmiş hazır gıdalar, fazla şeker ve şekerli besin tüketimi, sık alkol kullanımı, sigara, aşırı kafein alımı bağışıklık sisteminiz üzerinde olumsuz etkilere sahiptir.

Vücudunuz değişikliklere 21 günde tamamen alışabilir. Bu nedenle yeni alışkanlıklarınızı en az 21 gün sürdürmeyi hedeflerseniz, yaşam tarzınızı değiştirmeniz daha kolay olur.

Mutlaka su tüketimini arttırın.

Vücudumuzda gerçekleşen reaksiyonlar için su elzem bir içecektir. Unutmayın! Çay, kahve gibi diğer içecekler su tüketimi yerine sayılmaz. Kış aylarında su tüketimi azalmakta ve ihmal edilmektedir.

Günlük 30 ml/ Kg su tüketimi en ideal olan tüketimdir. ( Örneğin: 60 kg iseniz günde en az 60*30 = 1800 ml su tüketmelisiniz.) . Ortalama olarak günde en az 2 lt su tüketmeye özen göstermeye çalışın.

Bu yazıyı okuyanlar bunları da incelediler